SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

COACHING (KOÇLUK) 

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 18.06.2022 16:11

Haber Güncellenme Tarihi: Yazının Güncellenme Tarihi: 18.06.2022 04:11


İngilizce bir kelime olan Coaching (koçluk) kelimesi, Türkçede tam olarak kelime karşılığını bulamamış olsa da kavramsal olarak takımların ve ya kişilerin (oyuncu/sporcu) performanslarını ve öğrenme yeteneklerini arttırmaya çalışan, uyguladığı yöntem ve teknikler ile geri bildirim, motivasyon, dinamiklik, , ekip ruhu kazandırma gibi etkiler oluşturma çalışmaları olarak ifade edilebilir. Bunu yapan kişiye de Coach (Koç) denir. 
Günümüzde “Koçluk” önemli bir yükseliştedir.  “Koçların” spor takımlarındaki ve sporcular üzerindeki etkileri ve başarıları iş dünyası başta olmak üzere sağlık sektöründe ve sosyal alanlarda da dikkat çekmeye başlamış ve “Koç”lardan faydalanılarak yeni “Koçluk” yaklaşımları geliştirilmiştir. Böylece “Spor Koçları” gerek Yaşam Koçlarının gerekse Şirket Koçlarının atası olmuşlardır. Bugün birçok başarılı “Spor Koçu”, diğer alanlarda da model olmakta ve bilgilerini, tecrübelerini aktarmaktadır.  

SPOR KOÇLARININ HEDEFLERİ VE AMAÇLARI
Takımların ve oyuncuların performanslarını, öğrenme becerilerini arttırmayı amaçlarlar. Çünkü oyuncuların tek tek becerisi, toplamda kendi sayılarından daha büyük bir güçtür. Tıpkı
“bir elin nesi var, iki elin sesi var” atasözümüzde olduğu gibi.
Gerçek bir koçun hedefi, takım oyuncularını, taraftarları, alt yapı oyuncularını ve olayları etkilemektir. “Koç” sadece takımı çalıştırmaz; takım oyuncularına ve taraftara bir yaşam felsefesi ve kültürü aşılar.
Takım oyuncularını, alt yapı oyuncuları için model olacak şekilde ortaya çıkarır. Böylece alt yapıdaki oyuncuların motive olmalarını, model almalarını ve ilerlemelerini sağlamaya çalışır.

KOÇLARIN KULLANDIĞI ETKİLİ KOÇLUK YÖNTEMLERİ
“Koçlar” birçok yöntem kullanırlar. Geri bildirim tekniği kullanarak motivasyon, etkin bir sorgulama, “Koçluk” yapılan takım oyuncusunun verilen görevi üstlenmeye ve yapmaya hazır olma durumunu anlamaya çalışır.
Geri bildirim sürecinde üç unsura dikkat etmek gerekir. Birincisi, oyuncunun/sporcunun güçlü ve zayıf yönlerini; ikincisi, güçlü ve zayıf yönlerinin oyuncunun kendi üzerindeki etkilerini; üçüncüsü ise, oyuncunun bu konularda daha etkili bir hale gelmesini sağlamanın yollarını bulmaktır. 
Geri bildirim olumlu ve yapıcı olmalıdır. Çünkü olumsuz geri bildirimler yıkıcı etkiler yapabilmektedir. Oyuncunun moralini bozar, takımdan, arkadaşlarında, hatta ailesinden uzaklaşmasına, içe kapanmasına, ilişkilerinin bozulmasına sebep olur. Bazı durumlarda oyuncunun saldırganlaşmasına da neden olur. 
“Koçlar”, dinamik etkileşim yoluyla takım oyuncularının birbirlerine yardım etmesini sağlarlar. Bu yöntem ekip ruhunun oluşmasında önemlidir. 
“Koçun” en önemli kararı, soru sorma tekniği mi yoksa anlatım tekniği mi kullanacağına karar vermesidir. “Koçlar” tek taraflı bir anlatım yöntemi değil, sorularla anlama ve öğrenme tekniği kullanırlar. Bu teknik, kalıcı ve hızlı öğrenmeyi sağlarken, bazı detayların gözden kaçmasını engeller. Sokrat’ın “Meselenin kalbine yöneltilen bir soru, çoğu kez talimattan daha etkilidir” yaklaşımı “Koçlar” için bir yol gösterici olmalıdır.  İyi “koçlar” soru sorma sanatı ustasıdırlar. 
“Koçlar” takım oyuncularının kulüp dışı hayatlarında da neler yaptıklarını öğrenirler ve bunların oyuncu üzerindeki etkilerini incelerler. Bu teknik, oyuncunun takım içindeki durumunun bazı sebeplerine ışık tutar.
İyi bir “Koç” oyuncuların öz güvelerini ve öz saygılarını oluşturabilmeleri için onlara saygı gösterir. Öz saygı ve öz güvenlerini yıkıcı etkilerde bulunmaz. Bu saygı takım içinde yayıldığında ise güçlü bir takım karakteri ortaya çıkar. 
“Koçlar” motivasyon tekniklerini kullanarak oyuncunun istekliliğini yüksek tutarlar. Her oyuncunun farklı motivasyon unsurlarıyla motive olacağını bilerek gözlem ve araştırma yoluyla oyuncunun ne ile motive olacağını keşfederler. 
Başka bir teknik de “Koçların” oyunculara vermek istediklerini küçük parçalar halinde vermeleridir. Böylece “aşırı doz koçluğunun” olumsuz yan etkilerinden kurtulmuş olurlar. “Aşırı doz koçluğunun” en önemli yan etkisi oyuncunun sürekli olarak “Koçun” motivasyonuna ihtiyaç duymasıdır. Bir “Koç”, kendi kendini motive edebilmeyi de öğretmelidir. Bir başka önemli yan etki ise, oyuncunun takımdan motivasyonundan uzaklaşmasıdır. Ayrıca “aşırı doz koçluk” verilen oyuncu ani bir motivasyon düşüklüğü de yaşayabilir.

KOÇLUKTA KARŞILAŞILAN ENGELLERİN AŞILMASI
“Koçluk” için yeterli zaman olmadığı düşüncesi “Koçu” sıradan otoriter bir antrenör havasına sokar. Buna sebep ise kontrolü elde tutma düşüncesidir. Bu engeli aşmak için ne zaman ve nasıl “Koçluk” yapılacağının bilinmesi gerekir.
Oyuncunun “Koçun” beklediği cevabı veremeyecek olması düşüncesi “Koçu” acemi bir antrenör gibi bu durumu aşamayacağı korkusuna iter. Bu engeli aşmak için oyuncunun nasıl bir “Koçluk” ve geri bildirim ile anlaşılabileceğinin tespit edilmesi gerekir.
Takımın zarar görmesi düşüncesi ise “Koçları” başarısız bir antrenör havasına sokar. Durumun görmezden gelerek aşılacağına dair düşünceler oluşur. Bu engeli aşmak için yetenek, bilgi ve tecrübeler gözden geçirilmelidir. Çünkü çözüm eğer iyi bir “Koç” iseniz sizin içinizdedir.
Oyuncuların incinebileceği, kendisinden ve yönetmelerinden hoşlanmayacağı düşüncesi ise, “koçu” despot bir antrenör durumuna sokacaktır. Bu engeli aşmak için takım içinde size yakın olan bir oyuncuyla işe başlamak iyi bir başlangıç olacaktır. 

ACİL DURUM KOÇLUĞU
Acil durum koçluğu yeteneği gelişmiş bir “koç” acil durumlarda acil sonuçlara ulaşmayı sağlar.  Bazen oyuncunun becerilerini geliştirmek ya da etkili bir şekilde performansını ortaya çıkarmasını sağlamak için yeterli zamana ve bilgiye sahip olunamayabilir. Ancak oyuncunun verilen görevi tamamlayarak sonuca gidebilmek için müdahale gerekebilir. Bu durum “Acil Durum Koçluğu” ile oyuncunun o anki durumundan az da olsa kendisinsin de sorumluluğu olduğunu, küçük de olsa yapabileceği bir şeyler olabileceğini görmesine yardım ederek çok 3-5 dakika gibi kısa bir süre içinde çözümlenebilir.

MOTİVE ETMEK
Motivasyon, “İyi Koçların” başarılı bir takım oluşturmak için altın anahtarıdır. Oyuncunun motivasyon durumunu anlamak ve iyileştirmek için üç önemli adımı uygulamak zaman kazandırır. 
Birinci adım, “koçluk” yapılan oyuncunun o andaki motivasyon düzeyini bilinçli olarak anlamasını sağlamak.
İkinci adım, “koçluk” yapılan oyuncunun iyi bir performans ortaya koyacağı ile alakalı gerçekçi ve inandırıcı bir tablo şekillendirmesini sağlamak. 
Üçüncü adım ise, takdir ve “koçluk” yoluyla oyuncunun çabasını desteklemektir.
Motivasyonu Yükselten ve Düşüren Etkenler:
Güven,
Takdir etmek,
Hedef göstermek, 
Ulaşılan olumlu sonuçlar oyuncunun motivasyonunu yükseltir.
Güven eksikliği,
Eksik ve tatmin etmeyen geri bildirimler,
Hedef göstermemek ve ya ulaşılamaz hedefler koymak,
Ulaşılan olumsuz sonuçlar ise oyuncunun motivasyonu düşürür.

KOÇLUĞUN ALTIN ANAHTARLARI
Takım oyuncularının yeteneklerini geliştirmelerine yardım ederken sadece anlatmayın, sorular sorarak zihinleri çözün.
Geri bildirim alın ve verin çünkü bu yöntemin aktif dinlemeyi ve anlaşılmayı sağladığını unutmayın.
Yaptığınız “koçluğun” size de faydası olduğunu unutmayın.
Takım oyuncularını yönlendirin ancak yargılamayın.
Antrenman yöntemlerini, maç stratejilerini iyi planlayın.
“Koçluğunuzu” engelleyecek durumlardan kaçının, aksi halde sıradan bir antrenör olursunuz.
Acil durumlarda “acil durum koçluğu” nu doğru kullanın.
Takımlara “koçluk” yaparken takımların oyunculardan oluştuğunu ve her oyuncunun ayrı bir yapıda olduğunu unutmayın.
Takım oyuncularının sadece becerilerini değil niyetlerini de anlamaya çalışın. 
Takım oyuncuları arasında ekip ruhu oluşturun. Ekip ruhu olmayan bir takımın zamanla bir kadavra halini alacağını unutmayın.
Takım içindeki isteksiz, düşük motivasyonlu bir oyuncunun sizin samimiyetinize ve güveninize ihtiyacı olduğunu unutmayın.
İsteksiz ve düşük motivasyonlu bir oyuncunun takım içinde saatli bir bomba olduğunu unutmayın. 
Yapılmasını istediğiniz belirli görevler için oyuncunun istek ve becerilerinin güçlü mü zayıf mı olduğunu yani oyuncunun görev için uygunluk durumunu anlayın.
Uygun “Koçluk” tarzınızı ve yöntemlerinizi belirleyin.
Kültür farklılıklarının “Koçluğu” etkileyeceğini unutmayın.
Oyunculara verdiğiniz görevleri yapmalarına yardımcı olun.
“koçluğun” şiddetini ve kapsamını iyi belirleyin. 
Kişilik sorunu yaşayan oyuncuları uzmanına yönlendirmeniz gerektiğini unutmayın.
“Koçların” hisleriyle gözlemlerini, bilgileriyle tecrübelerini, şefkatleriyle sevgilerini teknolojiyle bilimi ve sporu birleştirerek çalışırlarsa başarılı olacaklarını bilin. Takımın size olduğu kadar sizinde takıma ihtiyacınız olduğunu unutmayın. Tkım ve “Koç” bir bütündür. Takım gövde “Koç” ise baştır.
Bu altın anahtarlarla yapılan bir koçluğun etkileri sizin düşündüğünüzün çok daha ilerisinde olacaktır.

İYİ BİR KOÇUN ÖZELLİKLERİ VE BU ÖZELLİKLERİN TAKIM ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ
Doğru düşünür ve doğru tavır alır: Böylece takım oyuncularına erdemli bir model olur.
Olumsuz düşüncelerini kontrol eder: Böylece olumsuzluğun dışa yansımasını engelleyerek takımın atmosferinin bozulmasını engeller.
Kazanmaya karşı doğru tavır sergiler: Böylece takım kazandığı zaman oyuncular galibiyetin sevincini yaşarken şımarıkça davranışlara girmezler. Galibiyet karşısında kazanma rehavetine kapılmazlar, mağlup ettikleri takımları ve oyuncularını küçümsemezler.
Hatalara karşı doğru tavır alır: Böylece takım oyuncuları hatalarını fark eder, düzeltme yoluna gider ve aynı hatanın edilmemesi için davranış değişikliğine giderler. 
Kaybetmeye karşı doğru tavır sergiler: Böylece takım maç kaybettiği oyuncular zaman bunun oyunun bir parçası olduğunu bilirler. Takım oyuncuları bu mağlubiyet karşınında üzülseler bile motivasyonları düşmez, bir sonra ki maçı düşünürler.
Rakibe karşı doğru tavır sergiler: Böylece takım oyuncuları rakiplerini küçük görmez, alaya almaz, gözünde fazla büyütmez, sahada oyunun gereğini yaparlar ve sonuca giderler.
Seyirciye karşı doğru tavır alırlar: Böylece takım oyuncuları rakip taraftarların olumsuz tezahüratlarından olumsuz etkilenmezler. Bunun taraftar psikolojisi ile yapıldığını, aynı tezahüratların kendi taraftarlarınca rakibe de yapılabileceğini bilirler. Hatta kendi taraftarlarının kendilerine karşı yaptığı olumsuz tezahüratların da etkisinde kalmadan oyunlarını oynayacak motivasyonu devam ettirirler.
Hakemlere karşı doğru tavır sergiler: Böylece takım oyuncuları hakemlerin kararları karşısında ceza alacak davranışlardan kaçarlar, kaçmadıklarında sonuçlarını bilirler. Sahanın patronunun iyi ya da kötü hakemler olduğunu bilirler. Hakemlere karşı çıkarak onların kendilerine karşı olumsuz tavır almalarına sebep olmazlar. Hakemle tartışmanın seyirciye de yansıyacağını ve bunun da takıma olumsuz bir enerji olarak geri döneceğini öğrenirler.