SON DAKİKA
Hava Durumu

Mevzu Derin, Devlet Meselesi

Yazının Giriş Tarihi: 09.08.2022 17:35
Yazının Güncellenme Tarihi: 09.08.2022 17:35

Hepimiz kesintisiz kullanıyoruz,

Yazarken /söylerken kendimi bir yere koyarak dile dökmüyorum.

Samimi bir özeleştiriyi dile getirmeye gayreti işte,

Hayatımız artık sosyal medya.

Vahşi Batının silahşörleri misali sosyal medyada attığını vurmaya çalışan narsist kişilere dönüştük. Çünkü sosyal medya ancak bu kişilikleri ödüllendiriyor.

Bizlerde bu mavrayı kabul etmesek de yiyoruz.

Kendimizi canlı yayınlamak her günümüz en önemli gündem konusu gibi,

İnsan demeden/sormadan  geçemiyor,

Gerçekten sosyal medyayı anlayabildik mi?

Aslında sosyal medya denilen platformlar basit bir davranış şekline sahip.

Size hak ettiğinizden fazla değer verir ve sizin görüntünüzü yine size satıyor desek abartmış olmayız

Fakat nedense kişilerin sosyal medyayı algılama şekli hiç de böyle değil,

İnsanlar sosyal medya platformlarında takipçilerini sürekli eğlendirmek, sahip olduğunu övünerek göstermek, daha fazla tüketmek ve cinselliği yetişkinlik gözüyle kavrama becerisini ispat etmek gibi sonu gelmeyen bir davranış şekli gösteriyorlar.

Şimdi yazının tamamını okuduktan sonra,

"Duvar"ınız da ki tüm paylaşım ve mesajlarınızı değerlendirdiğiniz.

Ortaya çıkan şey şaha kalkmış maddecilik, karşıt düşünceye saldırganlık, kibir, şöhret arzusu ve giderek büyüyen kendini beğenmişlikten başkası olmadığını görecesiniz.

Siz belki istisnasınızdır.

Böyle bir okuyucunun gözlem ve değerlendirmesine maruz kalmak ise fevkalade önemli dir ki ,

Bunun için teşekkür ederim .

Söyle ki ;

Gidilen restoranlar ya da arkadaşlarla geçirilen zamanların sürekli paylaşılması kişileri dipsiz bir öz sevgi kuyusuna dönüştürüyor.

Sosyal açıdan en başarılı olanlarımızdan en başarısız olanlarımıza kadar herkes yeteneklerini belgeleyerek takdir toplama peşinde.

Herkes eğlencesine şahit arıyor, teşhircilik bekliyor.

Bir süre sonra izleyiciler/takipçiler de kendilerini modern zaman kaşifi olarak görmeye başlıyorlar.

Arkadaşını yemekte sarhoş görme gibi eğilimler saplantı haline dönüşüyor.

Paylaşılan fotoğraflar genellikle birbirinin aynı.

Kişilerin yüzündeki plastik gülümseme birazdan sosyal medyada paylaşılacak olmanın beklentisini taşır gibi ve arkadaş grupları ise zahmetsiz bir duruş içinde.

O fotoğraf için bir çaba sarfedilmediği, her şeyin doğal olduğu görüntüsü veriliyor.

Ama bundan 20 yıl öncenin arkadaş grubu fotoğraflarıyla karşılaştırıldığında fark kolayca görülebiliyor.

O zamanki fotoğraflarda herkesin yüzünde o benzer saydam gülümseme yoktu ve kalabalığın o pozu vermesi için herkesin belli bir fiziksel efor göstermesi gerekmişti. Bugün ise tam tersi.

Herkes kendi gururunun en fazla okşanacağı fotoğrafı yayınlıyor.

Üstelik paylaşmadığın sürece arkadaşlarla fotoğraf çektirmenin de anlamı kalmamış gibi addediliyor.

Sosyal paylaşım platformlarında ne apartman görevlisine ,ne ayakkabı boyacısına, ne simitçiye , ne de manikürcüye rastlayamazsınız.

Genellikle işler de hep havalıdır.

Geçim sağlayan bir işte çalıştığını söyleyen gerçekçi insanları rastlamak zordur.

Kişiler hayatlarının ve kişiliklerinin sadece belirli yönlerini gösteriyorlar.

Herkesin davranışı "Bana bakın!" der gibi..

Düşünce şekilleri birkaç ana aks da toplamak mümkün,

 "Hafta sonunu seviyorum" diyen her şeyden mutlu olmaya çalışanlar,

 "kendim olmaya çalışıyorum" diyen kişiliği ile benliğini ayıran gafiller,

 "yatma saati: beni ne zaman yatağa atarsan" diyen arzularını abartma eğilimi gösterenler,

"yeme beni" düşüncesindekiler, antisosyaller ve saldırganlar,

 Zaten diğerleri de genellikle marjinaldirler bunlara da talep yok..

Mevzu böyle uzayıp gider ,

Özetlersek ; kendini ifade etme çılgınlığı, aklına geleni dünyaya yaymaya çalışan milyarlarca insan yaratmış durumda.

Hal böyle olunca “DEVLET “ mevzuya el attı !

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.